Tedavilerimiz
Kliniğimizde kadın hastalıkları ve doğum, kısırlık (infertilite) bu konuya bağlı olarak tüp bebek tedavileri, vajinismus tedavileri, genital estetik uygulamaları, 4D ultrason ile tanı hizmetleri başta olmak üzere uzman tedavi ve hizmetler verilmektedir.

Epizyotomi Nedir?

Epizyotomi, doğum sırasında bebeğin başı henüz çıkmadan önce vajinal açıklığı genişleterek

istenmeyen yırtıkları önlemek, hızlı ve risksiz doğum sağlamak amacıyla açıklığın büyümesini

sağlayarak doğumu kolaylaştırmak adına vajina ile anüs arasındaki bölgeye yapılan bir cerrahi kesidir.

Epizyotomi, doğum kliniklerinde çok sık uygulanan cerrahi işlemlerden bir tanesidir. Epizyotominin

daha önce doğum yapmış kadınlara göre ilk doğumunu yapan kadınlarda daha fazla kullanılan bir

uygulama olduğu görülmektedir.

Doğum esnasında bebeğin başı doğum kanalından geçerken perine bölgesinde aşırı gerilmeyle oluşan

yırtılma görülür. Bu bölgede ki yırtılmayı önlemek amacıyla doğum sırasında vajinadan rektuma doğru

bir yarık açılır.Bu işleme epizyotomi denir.Oluşan yarık bebeğin doğumu gerçekleştikten sonra ki

iyileşme sürecinin sona ermesiyle alınması gerekmeyen emilebilir dikişlerle ayrı ayrı kapatılmaktadır.

Ancak bahsetmiş olduğumuz işlemlerin uygulanması için belirli şartların bulunması gerekmektedir.Bu

işlem perinin kontrolsüz yırtılmasını önlemek için yapılması gereken bir uygulamadır. Perine bölgesi

kadınların vücudunda oldukça hassas bölgeler arasında yer aldığı için anestezi işleminin çok dikkatli

şekilde yapılmasını gerektiren bir süreçtir. Bu uygulama ilk ortaya çıktığı durumlarda normal doğum

yapacak olan her kadın için bu işlemin uygulanması gerektiği düşünülmekteydi.Fakat daha sonra bu

işlem yapılmadan da çeşitli çözüm yolları bulunabileceği anlaşıldığından her operasyonda

kullanılmasına gerek olmayan bir işlem olarak nitelendirildi.

Epizyotomi Hangi Dönemlerde Görülür?

Epizyotomi genellikle ilk doğumunu yapan hamilelere, daha düşük oranda ise önceden doğum yapmış

anne adaylarına uygulanır. İlk doğumda vajina esnekliğinin zayıf olmasından kaynaklı olarak yırtılma

olasılığı çok daha yüksektir. Doğum sayısı arttıkça vajina elastikliği ilkine göre daha da arttığından

epizyotomiye gereklilik oranı düşer.

Mevcut işlemlerle oluşan bu yırtıklar öyle hale gelir ki, doğum yapan annenin anüsüne kadar

uzanabilmektedir. Kadın dışkısını kontrol edemez ve komplike ameliyatlar geçirmek zorunda kalır.

Perin tabanının kaslarının doğum esnasında aşırı gerilip gevşemesinden kaynaklı sarkmalar

oluşabilir.Bu da kadının ileri ki yaşlarında idrar kaçırma, vajinanın aşırı genişlemesi, idrar torbasının

sarkması vb. gibi bir çok sorunla karşı karşıya kalması anlamına gelmektedir. Bu durumu önlemede

epizyotomi oldukça faydalıdır.

Epizyotomi; makat kaslarının korunması gerektiğinde,vajina çıkış dokusu sert olduğunda, vajina çıkışı

yırtıklarının önlenmesi gerektiğinde, anne adayının perinesinin normal doğum için dar bulunduğunda,

önceki doğumlardan kalan yara dokusu görüldüğünde, annenin doğum sırasında fazla ıkınmasının

engellenmesi ve bebeğin oksijensiz kalmasının önlenmesi gereken durumlarda, iri bebeklerin

doğumunda, prematüre doğumlarda, makat gelişlerde (bebek ters geldiğinde) oldukça yararlı

bulunan bir uygulamadır.

Bu operasyon süreci için anne adayının epizyotomi isteyip istememe talebine saygı duyulmalı, bu

uygulamanın olası komplikasyonları ve yararları hastaya detaylı olarak anlatılmalıdır. Doğum sırasında

yarar ve zararı o hastaya göre hesaplanıp uygulanması zorunlu ise usulüne uygun olarak yapılmalıdır.

Ancak yine de son karar hastanın genel gidişatını da göz önüne alan doğum hekiminin olmalıdır.

Her cerrahi müdahalenin sonuçlarında olduğu gibi epizyotomi sonrasında da çeşitli bazı problemler

ortaya çıkabilir.Epizyo nedeniyle oluşabilecek problemlerin başında yoğun ağrılar gelmektedir. En

çok şikayet gelen konu operasyon sonrası oluşan ağrılardır. Ancak ağrı kesiciler yardımıyla bu durumla

kolayca başa çıkmak mümkündür. Hematom (Dikiş yerinde kan toplanması) genelde dikişin atılma

esnasında fark edilmeyen bir atardamardan sızmış kanın birikerek kitle oluşturmasıdır.Tedavi yöntemi

olarak dikişler tekrar açılır, sorun teşkil eden damar bulunup bağlanır ve kan pıhtıları temizlenerek

sorun ortadan kaldırılır. Dikiş açılması daha önce atılan dikişlerin enfeksiyon sebebiyle yara iyileşmesi

tam olarak tamamlanmadan açılmasından meydana gelmektedir. Dikişler açılırsa yeniden dikiş atmak

çoğunlukla sonuç vermemektedir. Böyle durumlarda pansuman yapılarak yaranın kapanması

beklenmelidir.İltihap kaynaklı yapılan tedaviler uzun zaman alsa dahi genellikle olumlu sonuç

verecektir. Disparoni (ağrılı cinsel ilişki) ise özellikle usulüne uygun dikilmeyen veya enfeksiyon

gelişen epizyotomilerde karşılaşılan bir sorundur. Tıbbi tedavi ile iyileşmez ise cerrahi düzeltme

operasyonu gerektirebilir.

Epizyotomi İyileşme Dönemi

Epizyotomi onarımı sorunlu olursa veya yaranın iyileşme süreci istenilen gibi ilerlemezse nadir

olarak vajina içinde darlıklara ve cinsel ilişkide zorluğa yol açabilir. Bu sorunun çözümü için bazen

vajina içinde yapılan özel bir ameliyat gerekebilir.Epizyotomi yakınında vajina ve makat bölgesi

olmasından kaynaklı olarak, mikropların etkisiyle yara yeri iltihap ile daha kötü duruma gelebilir.

Böyle bir durum meydana geldiğinde tedavi için düzenli ve dikkatli bir şekilde antibiyotikler

yardımıyla pansuman yapılmalıdır.

Normal koşullarda epizyotomi çok kanlanan bir bölgeye uygulanan bir operasyon olduğu için

iyileşme süreci oldukça hızlıdır, hatta izi bile çok zor görünür hale gelmektedir. Açılmış olan bu

yaranın iyileşmesi için çoğu zaman krem vb. tedavi edici unsurların kullanılmasına bile gerek

kalmamaktadır. Alanında uzman ve güvenilir olan doktorlar tarafından uygulandığında yaklaşık 2

hafta içerisinde iyileşme göstermektedir.Operasyon sonrası oluşacak yara izinin ise ne kadar

derinlikte ve uzun süre kalacağı seçilen doktorun tecrübesi,doğum sırasında yaşanan zorlanmalarla

doğru orantılı ve kişiden kişiye göre değişebilen bir durumdur.Her ne kadar doktor seçimi iyi olsa da

anne adayının fiziki özellikleri nedeniyle fazla miktarda iz kalması da olası bir seçenektir.

Epizyotomi uygulaması, geçmiş yıllarda neredeyse tüm normal doğum yapan kadınlara

uygulanmaktayken günümüzde bu işlemin tercih edilme oranı gittikçe düşmektedir. Dünya Sağlık

Örgütü (WHO) normal doğumlarda epizyotomi uygulanması için % 10 gibi düşük bir oran

önermektedir. Genel veriler ele alınıp incelendiğinde ülkemizde uygulanmakta olan epizyotomi oranı

oldukça azdır. Doğum uzmanlarının bir kısmı bu uygulamaların yapılmasına destek

vermemektedirler. Bu görüşlerin ardında yatan temel sebep ise doğum sürecinin tamamen doğal

olarak gerçekleşmesi gerektiğidir. Her ne kadar uzmanların bir kısmı bu şekilde bir görüşü

savunsalarda zorda kalınan durumlarda epizyotomi uygulaması gerekli olmaktadır.